1 Temmuz 2011 Cuma

Teoman - Bana öyle bakma Tam version

Öğle vakti bir kahve molası


Havanın sıcak olmasına rağmen vazgeçemediğim tek sıcak şey türk kahvesine olan aşkım...

bay S.

yanımda olmalıydın be bay S.


SEVGİLİM BEN ŞİMDİ
Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim
Elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara
Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden
Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz
"Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz".
Çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere
O gülün yüzü gülmüyor sensiz
O köklensin diye pencerede suya koyduğun devetabanı
Hepten hüzünlü bu günlerde
Gür ve çoşkun bir günışığı dadanmış pencereye
Masada tabaklar neşesiz
Koridor ıssız
Banyoda havlular yalnız
Mutfak dersen - derbeder ve pis
Çiti orda duruyor, ekmek kutusu boş
Vantilatör soluksuz
Halılar tozlu
Giysilerim gardropda ve şurda burda
Memo'nun oyuncak sepeti uykularda
Mavi gece lambası hevessiz
Kapı diyor ki açın beni kapayın beni
Perdeler gömlek değiştiren yılanlar gibi
Radyo desen sessiz
Tabure sandalyalardan çekiniyor
Küçük oda karanlık ve ıssız
Her şey seni bekliyor her şey gelmeni
İçeri girmeni
Senin elinin değmesini
Gözünün dokunmasını
Ve her şey tekrarlıyor
Seni nice sevdiğimi

CEMAL SÜREYA

özlüyor insan...


AŞK
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı

Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karakoy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.

CEMAL SÜREYA

28 Haziran 2011 Salı

Hoşgeldin Hüsnü ARKAN - Birsen TEZER Solo (Yeni Albüm 2011)

hep bir eksikle yürüyorum. son 3 yıldır yoksun ama ben her gece yatarken gün içerisinde neler yaptığımı anlatıyorum sana sonra kimse fark etmeden senin elini tutarak uyuyorum... aynaya baktığımda uzun uzun konuşuyorum seninle.ben seni çok özlüyorum bay S. ama bunu kimseye söyleyemiyorum...
bazen düşünüyorum çat kapı çıkıp hiç birşey olmamış gibi geri gelsen inan neredeydin bunca zaman diye sormam sadece ''biraz geç geldin ama hoşgeldin'' derim... izmir sensiz kötü,sıkıcı,gereksiz...insanlar sen olmadan çok kapa çirkin,sensiz nefes almanın manası yok...
düşünüyorumda ben aşkı değilde dostluğu özledim bay S. karşılıklı oturup uzun uzun susabilmeyi özledim. senden sonra kimseyla karşılıklı susarak anlaşamadım ben senden sonra kimseyle anlaşamadam. bu yazıyı okumanın ihtimali %1 bile olsa inanıyorum bn birgün bunların hepsini okuycaksın...
uzun zamandır bu şarkıyı dinliyorum ama biliyorum geri geldiğin günde bu şarkıyı dinliycem ve o zaman gerçek anlamına kavuşucak şarkı....

21 Haziran 2011 Salı

Şıkır Şıkır (Gülben Ergen & Mustafa Sandal)




nedensiz bir şekilde sabahtan beri bu şarkıyı dinleyip salak salak gülüyorum off tanrım sonumu hiç iyi görmüyorum =)))

Başlarda birbirimiz için ölecekken, zamanla birbirimizin içinde ölmüşüz.


Yanıbaşımda olsaydın.. Her şey farklı olmaz mıydı?

Gizli gizli bakardım sana. Kirpiklerini, gözlerini, dudaklarını, ellerini teker teker incelerdim. Ezberlerdim en ufak detayını bile. Yakaladığında bakışlarımı, dudaklarımı ısırır başımı öne eğerdim. Yanaklarım kızarırdı. Tekrar bakar gülümserdim.

Yanımdan geçtiğinde kokunu tüm hücrelerime dolacak kadar çekerdim içime. Kokunu unutmamak için seni arardım gün boyu. Alışırdı hücrelerim kokuna. Sonra herkes sen kokardı. Herkes senin gibi, ama aslında hiç sen olmayacak gibi.

Artık dayanamayacak noktaya geldiğimde usulca yanına sokulurdum. Önce o tanıdık kokun karşılardı beni. Ardından ellerin, gözlerin belki de dudakların…

Çabuk alışırdım sana, tenine. Hiç yadırgamazdım ki. Biz olurduk.

Her sabah uyandığımda seni görme telaşıyla çıkardım evden. Kalbimde akıl almaz heyecan, midemde kelebekler.. Herkes kendi telaşındayken umrumda olan sadece sen.

Güzel olurdu be adam. Seninle güzel olurdu bunlar.

Korkaksın diyorsun ya. Yanımda olsaydın korkmazdım. Sıcaklığın güç verirdi bana.. Ellerimi tuttuğunda unuturdum derdimi, acımı, yenilgilerimi…

Şimdi az az yaşıyorsun içimde. Oysaki seninle güzel olmak var.

Peki mesafeler? Onlarca hayal kuracağız. Sesine, gülüşüne, kokuna, ellerine ve tenine uzak kalacağım. Dokunamayacağım ruhuna. Dayanabilecek misin?

Seni rüzgardan bile kıskanırken, konuşmaya doyamazken ben dayanabilir miyim bunlara? Dayanamam be adam. Yapamam.

Pes etmek kalır bana. Uzak durmak. Vazgeçmek..

Ama kaybettik değil mi? Şimdilik kaybettik.