15 Şubat 2013 Cuma

o halde şerefe....



 seni andım bugün uzun uzun, geçen sene bu zamanları düşündüm ve yanlızlığı kutladım....        
                                                                                                                                                                 







14 Şubat 2013 Perşembe

keyifli anlar vol.2

kokoşluktan ölebiletesi yüksek bir tepsi, arap kızının camdan baktığı yağmurlu bir gün ve türk kahvesi keyfi ;)

13 Şubat 2013 Çarşamba

kahve tadında günler ;)

alsancak leman kültür ;)
uzun zaman önce açıldığını bilmeme rağmen bir türlü gidemediğim yer (deli gibi merak etmeme rağmen) istanbuldakine gitmiştim ama izmirdekini de merak ediyordum doğrusu. geçtiğimiz hafta izmire gittim sınavlarım bitmişti ve dip not: hepsini geçtim :)
çok güzel bir mekan olmuş özellikle tasarımı harika.
cumartesi günü olduğu için biraz kalabalıktı ortalık ygs grubundan geçilmiyordu doğrusu ve çok şiddetli yağmur yağıyordu ama yağmur eşliğinde kahve içmenin tadı da bir başka oluyordu ve biz özgecimle bu tadı gayet iyi biliyorduk.
izmire gittiğimde izmiri hiç özlemediğimi fark ettim artık izmir bana hiç cazip gelmiyordu. bunun sebebi hayatımı alt üst eden 2 adamdı sanırım... her yerde bi anı her yerde geçmiş vardı. nazilliye o kadar çok alışmışım ki sakinliğine saflığına artık kalabalıkta boğuluyor gibi oluyorum. sanırım kalabalık yerlerde yalnız olduğumu daha çok hissediyorum belkide bu yüzden sevmiyorum izmirin kalabalıklığını kim bilir... nazilliye döndüm dün çileğim susuz kalmış hemen onu suladım balıklarıma yem verdim evimi temizledim ohh komforlu komforlu oturdum. izmire dair iki şeyi özlüyorum en çok biri annem diğeride bir adam onlarda olsa yanımda benden huzurlusu güzeli olmaz herhalde. ama işte insanın her istediği olmadığı için olmuyor sanırım.
her neyse bunalıma bağlamıycam gene uzun lafın kısası güzel bir gündü her ne kadar günün sonunda sudan çıkmış balık gibi ıslanmış olsakta =) zaten nasıl kötü olabilirdi ki kahve + leman kültür + özge formül tamamdı ;) keyfli günler diliyorum kahve tadında....






















29 Ocak 2013 Salı

en uzun gece....



''... Çektikleri büyük acılardan kurtulamayan insanlar bazen çareyi bir başkasını kurtarmakta, bir başkasının acısını dindirmekte bulurlar, bunu bir dindarın adanmışlığıyla yaparlar, Yelda'nın büyük bir adamın kederini taşıyan bu çocuğa bağlanmasının nedeni bu muydu bilinmez ama çok kısa zamanda bağlanmasının nedeni bu muydu bilinmez ama çok kısa zamanda bağlanmıştı Heja'ya, onun geleceği için hayaller kurarken yakalıyordu bazen kendisini...''
                                                                      Ahmet ALTAN----- en uzun gece

9 Aralık 2012 Pazar

ben affettim bayım!


son zamanlarda yazıklarıma bakıyorum da hepsinde öfke doluyum ve acı çekiyorum.
bunu nedenini düşündüm bayım nedeni size kızgın olmamdı sizi hala seviyor olmamdı evet kızgınım size gitmeme izin verdiğiniz için benle kalmadığınız için kızgınım. ama kızgın olmak öfkeli olmak bunların hiç bir anlamı yok artık bunu anladım...
zor zamanlar dan geçiyorum ince çizginin üzerinde olduğumu fark ediyorum çoğu zaman ve yeni kararlar alıyorum sürekli.
ve en önemlisi de ben sizi affettim bayım.
affettim sizi içimde böyle olması gerekiyormuş ve olmuş dedim kendime o iyi bir insan mutlu olsun dedim ve affettim sizi bayım. biliyorum hayatınızda başka biri var mutlu olun onunla bunu gerçekten istiyorum çünkü siz mutlu olunca gülümseyince dünyanın en tatlı varlığı oluyorsunuz karşınızdakini bundan mahrum etmeyin bayım.
sizinle yaşadığım herşey güzeldi gerçek olamıycak kadar güzeldi hemde, hepsi için teşekkür ederim. urla için pera için 212 için ısparta için foça için miço için küçük deniz için kumrucu şevki için rıhtım için şekersiz çay için kahve için ellerimizle yediğimiz dürüm için galatalı saat için ışıklı tablo için 28 mart için 29 ekim için sinema için bardak mısır için ve bir çoğu için teşekkür ederim. hayatımın her anında yanımda olucaksınız çok dile getirmesemde aklımda olucaksınız ama size öfkeli değilim bayım buna inanın siz böyle bir karar aldıysanız vardır bir bildiğiniz sadece yanımda olmanızı istediğim anlar çoğalıyor gitgide ama sorun deil buna da bir çare bulurum kısa zamanda.kim bilir bayım belki ikimizinde mutlu olduğu bir hayatta yeniden tanışırız.
son olarak bay G.bence bana aşık olmak sana çok yakışırdı....























5 Aralık 2012 Çarşamba

son durum...


bazı gelişmeler var güzel mi değilmi henüz bilmiyorum. ilk gelişme hastaneye yatmıycam ayakta tedavi olucam okul sebebi ile sanırım bu iyi bir şey en azından dış ortamdan tamamen kopmuycam. saçlarıma takmış durumdalar resmen sürekli çok fazla döküleceğini ve bunun acı verici bir süreç olduğunu söylüyorlar bende dayanamadım gidip kestirdim ve zararlı olmasına rağmen boyattım ama hiç kimse kızmadı sanırım bu hastalık yüzünden biraz daha iyi davranıyorlar ve bu davranışlar uzaktan izlendiğinde komik bir hal alıyor çünkü ailem rol yapmayı hiç beceremiyor..
   biraz kafa dağıtmak için ıspartaya gittim özgenin yanına ama bir gün kalabildim kötü oldum nefes alamadım sabah apar topar acile gittik serum fln taktılar ve biraz iyi olunca geri döndüm yolculuk yapmamam gerektiği söylendi aman neyse sıkıcı konular bunlar...

27 Kasım 2012 Salı

korku bayım kötü bir şey....


korkuyorum bayım çok korkuyorum....
sanırım 2,3 hafta sonra hastaneye yatıcam ve gene o acı süreç başlayacak... görüyorsun ya hiç birşey düzelmiyor aksine sürekli geri geri gidiyorum... 
aynı eskisi gibi önce bay S. gitmişti ardından hastalık şimdi ise önce sen gittin ardından gene hastane gene ilaçlar gene boş kolidorlar....
yanımda olsan belki daha güçlü olurdum kim bilir ama şu anda hiç gücüm yok hemde hiç....
bugün çok kötü bir gündü test sonuçlarını almaya gittiğimde o salak hastalığın yenilendiğini söylediler sanırım gene saçlarıma veda etmem gerekicek aman neyse zaten zor uzuyordu demi? kötü olan bu değil zaten kötü olan daha önce aldığım tedavi ve bu kez alıcağım tedavi sonucunda sanırım hiç bir zaman anne olamama durumum varmış ne acı diymi bayım belkide hiç bir zaman bir çocuğum olamıycak. bu çok koydu işte hastanenin bahçesinde uzun uzun oturdum orada hava nasıl bilmiyorum ama burada biraz soğuk ama üşümedim otururken öylece oturdum bir sigara yaktım düşündüm sadece elime telefonu aldım numaranı yazıp yazıp sildim aramak istedim seni anlatmak akıl almak belkide bilmiyorum ama sadece konuşmak istedim sesini duymak istedim ama arayamadım çok kötü bir gün geçiriyorum bayım kendimi bilmez bir halde dolaşıyorum boş boş televizyona bakıyorum.... 
ve en kötüsüde korkuyorum bayım ben bu kez çok korkuyorum...
keşke seni arayabilsem de anlatsam bunları ama onu da yapamıyorum...
uzun lafın kısası seninle konuşabilseydim şayet anlamak istediklerim bunlardı.
kim bilir belki bir gün bir yolculukta ben cam kenarında sen yanımda okuruz bunları.....