27 Ocak 2014 Pazartesi

mutlu pazarlar

uzun bir zamandan sonra kendimi ilk defa bu kadar keyifli hissediyorum :)
umarım bu keyif yarıda bozulmaz. benim için özel olan biri var ve o biraz hastaydı bugün onun yanına giderken ona damla sakızlı kurabiyeler yaptım hemen iyileşsin diye ;) ben musmutlu bir pazar geçirdim umarım sizin içinde mutlu bir pazar olmuştur. ve diliyorum ki bütün pazarlar bugünkü gibi musmutlu geçer ;)

24 Aralık 2013 Salı

son zamanlarda...

geçen gün uzun süredir blog yazmadığımı fark ettim ''neden?'' diye sordum kendime ve cevaptan hiç hoşnut kalmadım çünkü neden sorusuna aklıma gelen ilk cevap '' her yazdığında onu anlatıyorsun'' oldu ve ben artık seni anlatmak istemiyorum bayım. ve inanır mısın artık daha az özlüyorum seni daha az acıyor içim sanırım ''zaman her şeyin ilacı'' dedikleri bu olsa gerek.
her neyse son zamanlarda neler yaptım izmire gittim canım dostum abim olan bay S. nin yanına bebişim kendine ev aldı neden bilmiyorum ama herhalde ben kendim ev alsam ancak bu kadar sevinebilirdim :) onun yanında kaldım 3 gün ve içimden ona sonsuz teşekkürler ettim ev aldığı için çünkü artık benimde zaman zaman kaçıp sığınabiliceğim bir evim daha olmuş oldu. çok keyifli 3 gün geçirdim aşağıdaki resimden de anlaşılabiliceği üzre ;)


sonra döndüm geri aydına her şey eski rutin şekline döndü böylece tek bir farkla 2 gün üst üste sinemaya gittim o kadar ilk gittiğim film ''Tamam Mıyız?'' oldu. resmen tek kelimeyle bayıldım ve bolca ağladım ama sonra da sevindim çünkü benimde hayatımda öyle bir dost, abi vardı bu yüzden kendimi şanslı hissettim ve bir kez daha şükrettim hem zaten ne demişler '' önce dost lazım bana gerisi olur zaten'' kim demiş ne zaman demiş bilemem ama iyi demiş ağzına sağlık. :) ikinci gittiğim filmde ''Erkekler'' di ve hayatımda ben ilk defa bir film izlerken bu derece sıkıldım bana göre çok saçma ve gereksiz bir filmdi resmen 90 dk yı doldurabilmek için çaba sarfedilmiş hatta cebellenilmiş. neyse bu aralar böyle işte her şey rutin ama bir şikayetimde yok açıkçası. aaa son olarakta limon ağacımı süsledim yeni yıla o benden önce hazırlandı ;)
uzanıp öpüyorum yanaklarınızdan ;)

14 Kasım 2013 Perşembe

amir'e veda.


behzat'la tanışmam biraz geçti oldu ama hani derler ya geç olsun güç olmasın diye benimki de o hesap işte.
tanıştıktan sonra bende ayrı bir bağımlılık yaptı behzat ne zaman kendimi yalnız,mutsuz,çaresiz hissetsem o hissin sonunda yatağa gömülmüş behzat izlerken buldum kendimi. nedenini bende bilmiyorum ama bu hep böyle oldu.
hayatı boyunca neredeyse hiçbir şeyin sonunu getiremeyen ben neredeyse ilk kez behzatın sonunu getirdim. şu anda 3. üniversitemdeyim ha diğerlerini bitirdim mi hyr bir yıl okuyup bıraktım neden bilmiyorum lisede 2 okul değiştirdim sanırım bir yerden uzun süre kalamıyorum.en sevdiğim dostum yarı yolda bıraktı yada bırakmak zorunda kaldı bilmiyorum. hayatımda ilk kez aşık olduğum adam bi anda çekip gitti oysa neler planlıyordum ben bizim için ama o planlarını başkasıyla gerçekleştirmek istedi sanırım kim bilir. yani kısacası senin anlıycağın hiç bir şeyi tamamlayamadım ben hayatımda buna ailemde dahil kardeş sevgim baba sevgim hep yarım kaldı ya onlar bırakmak gitmek zorunda kaldı yada ben aman neyse şimdi bunların ne önemi var ki konu nereden nereye geldi.
eminim behzatı izleyen herkes kendinden bir şey bulmuştur bende buldum çaresizlik bazen insan her şeyi yapmasına rağmen gerçekten de çaresiz kalabiliyor. yada her şey gözünün önündeyken hiç bir şey yapamıyorsun. vizelerime bir hafta kalmasına rağmen oturup behzatı izledim ve bitti bitmemesini öyle çok istedim ki çünkü dedim ya yalnızken ona sığınıyordum şimdi ne bok yicem bilmiyorum yeni bişiler bulmam gerekiyor sanırım.

son olarak;
''bi'gün bana ne dedi biliyon mu şule?
unutmak kelimesi undan çıkmış. bildiğin un yani, hamur işi, öyleymiş. unutmak için un ufak etmen gerekiyormuş. birini bütün olarak unutamazmışın zaten, öyle pat diye unutulmazmış. öyle yavaş yavaş gidermiş, yavaş yavaş unuturmuşun. gözleri, kaşı, burnu ile kulağı, sesini yavaş yavaş. unuttuğun zaman da o kişi olmazmış. hatırlamazmış. sonra unuttuğunu unuturmuş. ben unutmak istiyorum la. her gün ne zaman unutucam diye soruyom kendime, her sorduğum zaman da her şeyi yeniden hatırlıyorum ben, daha net. unutamıyorum ben....''
 bazen gerçekten de ne kadar unutmak istersen bi o kadar net hatırlıyorsun. kim bilir amirim belki bir gün biz de unuturuz....









5 Kasım 2013 Salı

inan çok yorgunum bayım


http://www.youtube.com/watch?v=IaudgKB9aP8

görüyorsun ya hiçbir şeyi başaramıyorum bir türlü ayağa kalkamıyorum. olmuyor inan çabalıyor ama olmuyor kendimi sürekli başladığım yerde buluyorum. sürekli senin yanındayken ki halimi düşüyorum hoş kalkıp gelsen sorsan bana aşık değilim sevmiyorum artık nefrette etmiyorum ama yorgunum be bayım çok yorgunum ve bu yorgunluğum nasıl geçecek inan bilmiyorum...

29 Ekim 2013 Salı

gene sen yine sen!


29 ekim...
hem Türkiyenin hemde benim miladım olan tarih...
bugün tam tamına 2 yıl oldu koca 2 yıl.
canım çok yanıyor bugün ve ben bugün hiç olmadığım kadar yalnızım hiç olmadığım kadar çaresiz...
elimden gelen tek şey senin mutluluğunu izlemek... ama bir yandan da mutlu oluyorum mutlu olduğun için en azından diyorum kendime en azından o mutlu. sana da dedim ya sen benim en güzel hatam en güzel günahımdın bu yüzden affedemiyorum ya kendimi. 2 yıl öncesi bugünü hatırlıyorum sürekli o gün dünyanın en mutlu insanı olduğumu hatırlıyorum sonra ve düşününce mutlu anlarımın hepsinde senin yanında olduğumu fark ediyorum. her şey geçti inan kızgınlık, kırgınlık, öfke, fln fln ama tek geçmeyen şey yorgunluğum öyle çok yorgunum ki bayım bunu nasıl anlatıcağımı atlatıcağımı inan bilmiyorum...

9 Ekim 2013 Çarşamba

bilemedim ki ;)

hayatımda bir şeyler düzeliyor mu yoksa bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama bir şeyler düzelsin istiyorum artık düzelsin ve bende mutlu olayım. dün akşam çok hoş bir misafirim vardı ve yanında mükemmel bir şarap getirmişti diren2003. kendisi sohbeti yani kısacası her şey mükemmeldi. umarım bu kez bazı şeyler istediğim gibi olur ve umarım bu kez bende mutlu olurum. öperim kocana ;)

4 Ekim 2013 Cuma

saçma sapan bir gün...


saçma sapan bir gün geçiriyorum mutsuz bir şekilde uyandım neden bilmiyorum ama canım çok yanıyor kızgınım öfkeliyim. okula gittim ve hoca derse girdiğinde başımdan kaynar su döküldü çünkü sana o kadar çok benziyordu ki duruşu giyimi mimikleri gülüşü ses tonu kokusu. biri benimle fena halde dalga geçiyor bunun başka bir açıklaması olamaz çünkü. derste izin isteyip çıktım bahçede oturdum ağladım sigara içtim. kendime o kadar çok kızdım ki sadece sana benzeyen biri beni bu hale nasıl getirir diye. eve giden yolda yol boyunca ağladım neden bilmiyorum ama ağladım işte cnm çok yandı çok özledim. sen bayım özlemekten hiç miden bulandı mı? benim artık bulanıyor!

3 Ekim 2013 Perşembe

bay S.

epey zaman olmuş yazmayalı bunu fark ettim bugün...
sanırım yazmamamın sebebi kendimi olduğu gibi kelimeleri de bir araya toplayamıyor oluşum.
son zamanlarda öğrendiğim en önemli şey bay s ile 4 yıl boyunca farklı şehirlerde farklı hayatlarda aynı acıyı çekmiş olmamız. bana imkansız diye bir şeyin olmadığını gösteren insan ölene kadar sana şükran duyacağım.