26 Ağustos 2011 Cuma

...........


Yalnız kaldınız sanırsınız,
Biliyorum.
Yalnız bırakılmışsınız,
Biliyorum.
Ötesi yok....

Ötesi var:
Yalnızlık
Müziğin bile seni dinlemesidir.
Yalnızlık
İnsanın kendine mektup yazması
Ve dönüp dönüp onu okuması
Yalnızlığın da ötesidir.

Özdemir ASAF

arka sokak!


seninle tanışmadan önce böyle bir yerin varlığından bile haberdar deildim ve dün anladım ki keşke hiç bilseydim öyle bir yer olduğunu...
seninle ilk buluştuğumuz yer ''arka sokak'' sen 5 şekerli çay içmiştim ben churchill hala aklımda o gün önce suskunduk sonra bir açıldık sohbet okadar iyiydi ki ayrılmak istememiştim yanından. o gün sana aşık olduğumu da söylemiştim şakayla karışık en başta bil istedim sana karşı şeffaf olmak istedim ki nitekimde öyle oldum ama sen hiç bir zaman şeffaf olmadın bana karşı...
düşünüyorumda ilkler unutulmuyor sanırım. dün oradan geçerken herşey gözümde canlanı verdi orada oturuşumuz konuşmalarımız fotoğraflarımız herşey...
herhangi bir cafenin beni bu denli üzebiliceğini hiç düşünmezdim bay S. arka sokak alsancakta küçük şirin bir yer sanırım oraya birdaha hiç gidemiycem....

25 Ağustos 2011 Perşembe

mola vermek...


bazen mola vermek gerekiyor ilişkilerde dostluklarda. yoruluyor bazen insan en sevdiklerini bile görmek istemez bir hale geliyor... sanırım öyle bir zamanlamanın içindeyim yorulduğumu fark ediyorum. çoğu kez karşımdakini dinliyormuş gibi görünüp aslında kafamdaki sorunlarımı nasıl çözüme ulaştırabilirim diye düşünürken buluyorum kendimi... sonra karşımdaki insanı aldatıyormuş gibi hissedip birde buna üzülüyorum. açıkçası kötü günler geçiriyorum. biriyle yan yanayken karşılıklı susmalardan korkuyorum hep biri konuşsun istiyorum oysa susarakta anşala bilmek varken ki susarak anlaşmayı seven biriyim ama yalnızca bay S. ile susmayı seviyorum. sanırım bay S.'ye ihtiyacım var. ne zaman olur bilmiyorum ama birgün bu sayfaları bay S. ile okuyucaz.
buna inanmak istiyorum....
Gönderen salondaki koltuk zaman:

Farid Farjad, Pari Kojaee-yanlızlık kutsaldır



koca oyunda "şah" gibi.
her yöne sadece bir kare.
ne yazık ki sen hep daha uzak.

20 Ağustos 2011 Cumartesi

YONCA LODI SANA BIRSEY OLMASIN

ISSIZ ADAM - Bana yalan söylediler...

''O''


demirleri paslı tahta bankın kırılmaya yüz tutmuş kenarında..

ağzımın ucunda sırılsıklam sönmek üzere bir sigara..

yağmurun ortasında bir elimi diğeriyle kırarcasına sıkıyorum.. umrumda değil sırılsıklam olmak..

insanların sağa sola koşturmalarının ayak seslerini duyuyorum başım önde..

kimseye farkettirmeden.. kimseye acındırmadan kendimi..

titriyorum..

siyah paltolu bir adam tam önümde kesiliyor.. başımı kaldırmıyorum..

- yardım etmemi istermisin.. sırılsıklam olmuşsun..
- yardım..? yardıma ihtiyacım yok..
- çok yağmur yağıyor.. neden kaçmıyorsun..
- insanlar yağmurdan kaçınca benden az mı ıslanacak..?
- burda.. ıslanıp donana kadar durunca daha mı az üzüleceksin..
- üzüldüğümü söylemedim.. öyle birşey yok..
- üzüldüğünü ben biliyorum peri...
- kimsin.. adımı nerden biliyorsun.. kimsin..
- ıslanıyorum.. hasta olucam.. ölmemi mi istiyorsun burda..
- zaten siz.. erkekler.. hepiniz cennete gitmek istiyorsunuz.. ama hiçbiriniz ölmek istemiyorsunuz..
- hep söylediğin gibi peri.. siz ölün..biz cennete gidelim..dimi..?
- kimsin sen.. nerden tanıyosun beni..
- hadi.. bir kez daha ölmez misin o adam için..
- ölürüm..
- tut elimi..

adamın elini sımsıkı tutmak için parmak uçlarımla uzandım..

bir anda..

yine filmin başına dönüyordum..

yağmurun ortasında bir elimi diğeriyle kırarcasına sıkarken ayılıyorum..

kimseye farkettirmeden.. kimseye acındırmadan kendimi.. titriyorum..

gecenin köründe o küfür gibi gittiğin zamanı bir türlü aşamıyorum..

giderken zamanı öyle durdurmuş.. beni öyle dondurmuşsun ki..

artık gelişin bile beni ısıtmayacak..

artık gelişinle bile geceyi aşamayacağım..

ne kadar beklesemde yağmurun gözbebeğinde..

biliyorum..

sağ gözümden bakınca..

sol gözüm kadar uzaksın bana..

20.10.07

04.52


Birlikte olmayı haketmeyen milyonlarca insan yanyanayken,
Ben neden hala senden ayrı nefes alıyorum?"